GÜVEÇTE LAHANA DOLMASI

Lahana sarmasını ilk kez annemsiz yaptım ve tadı oldukça güzel oldu.güveç kabında pişirmekte farklı bir lezzet verdi.denemenizi tavsiye ederim.
malzemeler;
orta büyüklükte sarmalık lahana
1 su bardağı pirinç
1 su bardağı pilavlık bulgur
1 orta boy soğan
1 tutam maydanoz
1 çay kaşığı tuz,karabiber,kırmızı biber,kimyon
1 kaşık domates salçası
1 kaşık biber salçası
yarım çay bardağı sıvı yağ
ince iki dilim tereyağ
yapılışı;
Lahana yapraklarını kırmadan ayırıp yıkıyoruz. geniş bir tencereye su doldurup kaynatıyoruz.lahanaları kaynayan suda 4-5 dk. haşlayıp süzgece alıyoruz.diğer taraftan sıcak suda beklettiğimiz pirinç ve bulgurları yıkayıp süzüyoruz.üzerine ince doğranmış soğanı,maydanozu,domates ve biber salçasını,sıvı yağı ve baharatlarını ekliyoruz.ve harcı harmanlıyoruz.haşlamış olduğumuz lahanaları sarmalık şekillerde kesip iç harçtan az bir miktar koyup sarıyoruz.güveç kabımıza güzelce diziyoruz. lahana ve iç harç bitene kadar devam ediyoruz.en üstüne ince dilim tereyağları koyuyoruz.1 yemek kaşığı salçayı suda eritip sarmanın üzerine döküyoruz ve üzerini kaplayacak kadar su ilave ediyoruz.üzerine tatlı tabağı kapatıp güvecin kapağınıda kapatıyoruz.kaynamaya başladıktan sonra kısık ateşte en az yarım saat pişmeye bırakıyoruz.
YALANCI TAVUK GÖĞSÜ

Sütlü tatlıların en tatlısı
Eşim çok sevdiği için en çok yaptığım tatlı bu benim için çok farketmiyor çünkü yeterki tatlı olsun.yapımı oldukça kolay tadıda harika.
malzemeler;
150gr margarin yani yarım paketten biraz fazla
1 litre süt
3 (türk kahvesi) fincanı un
3(türk kahvesi) fincanı şeker
vanilya
yapılışı; önce tenceremizde margarinimizi eritiyoruz.unumuzu döküp karıştırıyoruz.bu şekilde biraz kavurmamız gerekiyor un kokusu kalmaması için.sonra yavaş yavaş sütü ilave ediyoruz.unun top top olmaması için karıştırarak yapmaya özen göstermeliyiz.kaynamaya yakın şeker ve vanilyayı ekliyoruz.kaynayıncaya kadar karıştırıyoruz.sonra borcamımıza veya tepsimize döküp dolaba kaldırıyoruz.soğuduktan sonra servis edebilirsiniz.afiyet olsun…
ŞEFTALİLİ PASTA

Acemi bir aşçı olarak yeni lezzetler denemeye çalışıyorum.Tatlıyı çok seven biri olarak ben bayıldım.umarım sizde seversiniz.denemenizi şiddetle tavsiye ederim.
malzemeler;
3 yumurta
3 kahve fincanı şeker
4 kahve fincanı un
2 kahve fincanı süt
1 kahve fincanı sıvı yağ
1 paket kabartma tozu
1 paket vanilya ve 2-3 şeftali
kreması için;1 paket cremole kakaolu
1 paket krem şanti
1 çay bardağı ceviz yada fındık
yapılışı; şeker ve unu 2-3dk çırpın.diğer sıvı malzemeleri ekleyin ve karıştırın.sonra un,kabartma tozu ve vanilyayı ekleyin.önceden ısınmış 170derecedeki fırında pişirin.piştikten sonra keki ip yardımı ile kesin ve alt tabanı bir kenara ayırın.üst parçayı kare dilimler şeklinde kesin.kesdiğimiz parçaların yarısını tarifine göre yapılmış kremşanti ile karıştırın.diğer yarısınıda cremoleyi daha az bir sütle yapıp karıştırın.şeftalileri soyup ince dilimler yapın.ve yuvarlak bir kasenin içini streç filmle kaplayın.şeftalileri her tarafına dizin.üzerine önce kremoleli keki sonrada krem şantili keki dökün.alt taban kekide üzerine yerleştirip en az 2 saat dolapta bekletin.afiyet olsun…
sukunet

Durgunum.sanki beklediğim ama bir türlü gerçekleşmeyen birşeyler var.köşeme çekilmiş öyle sessiz öyle belirsiz bekliyorum.bu halim hiç hoşuma gitmesede bir çözüm bulamıyorum.mutsuzum dersem nankörlük etmiş olmaktan korkuyorum yüce yaradana.mutsuz değilimde huzursuzum sanki.bir iç huzur eksikliği yada manevi bir boşluk.evet kesinlikle manevi boşluk.şunu çok iyi anladım ki insan kendi içindeki o huzuru kaybedince kimse ve hiçbirşey onu mutlu etmeye yetmiyor.benim gibi birisi bu hallere nasıl geldi gerçekten bilmiyorum.taviz tavizi getirir dedikleri bu olsa gerek.kendimi bir şey sandığımdan değil bu sitemim gönlümün sultanına layık olamayışımdan.Allahım ben beni bırakalı uzun zaman oldu sen beni bırakma YARABBİM..çek burnumun üzerinde sürüne sürünede olsa bu kapıdan ayırma.
O an..

O AN
Taş merdivenler gibi,aşınmış ayaklardan,
Secde yerine çarpa çarpa alnım aşınsa!
Göklerin kamçısıyla yediğim dayaklardan
Erisem de,tabutum boşmuş gibi taşınsa!
Bir garip insan olsam,benzemez hiç kimseye;
Tek hece bilmez,tek renk görmez,tek ses işitmez.
Karanlığı,yuğursam nura döndüresiye,
Tırmansam o âna ki,yekpâredir ve bitmez.
Necip Fazıl Kısakürek
KUM VE TAŞ
Bu hikayede iki arkadasin çölde yürüdüğünü anlatır.
Yolculugun bir noktasında bir tartışma olur ve biri diğerine tokat atar.
Tokadi yiyenin canı acır ama bir şey söylemeden kuma şöyle yazar:“BUGÜN EN İYİ ARKADAŞIM BENİ TOKATLADI”
Bir vahaya gelene kadar yürümeye devam ederler ve suya girmeye karar verirler. Tokadi yiyen bataklığa saplanır ve boğulmak üzereyken arkadaşı kurtarır. Yarı boğulmadan kurtulduktan hemen sonra bir taşa şöyle yazar:
“BUGÜN EN İYİ ARKADAŞIM HAYATIMI KURTARDI”
Tokadı atan ve hayat kurtaran sorar:
“Canını acıttığımda kuma yazdın , neden şimdi taşa ?
” Diğeri cevaplar: “Birisi canımızı yaktığında kuma yazmalıyız ki bağışlama rüzgarı silebilsin, ama biri bizim için iyi bir şey yaparsa taşa kazımalıyız hiç bir rüzgar silemesin.
ACILARINIZI KUMA VE İYİLİKLERİ TAŞA YAZMAYI ÖĞRENELİM.
